Estergon Kalesi

 

Estergon Kalesi, Macaristan ve Osmanlı tarihinde büyük bir önem taşır. 13. yüzyıl başına tarihlenen kale, Macaristan’ın tarihinde inşa edilmiş ilk önemli yapılardan birisi. 1241’deki Moğol istilasına kadar Macar Krallığı’nın idari ve dini merkezi olmuş. Biz de Budapeşte’ye kadar gitmişken, Estergon Kalesi’ni ziyaret etmeden dönmeyelim dedik. 

Estergon  kuzey Macaristan’da, başkent Budapeşte’nin 50 km kuzeybatısında, Komárom-Esztergom bölgesinde yer alan bir kent.

Tuna Nehrinin sağ sahilinde bulunup sol sahilindeki Slovakya’nın Štúrovo (Osmanlı döneminde Ciğerdelen adıyla anılırmış) kentiyle Macaristan-Slovakya sınırını oluşturmakta. İki şehir yani aslında iki ülke birbirine Marie Valerie Köprüsü ile bağlı.

Marie Valerie Köprüsü köprüsünden yürüyerek ülke değiştirebiliyorsunuz. Bizim gittiğimiz gün aşırı rüzgar vardı. Bu nedenle yürüyemedik. Ama bize verilen tavsiyeyi ben de size vereyim: Mutlaka köprüden yürüyerek ülke değiştirin ve nehir kenarında Estergon Kalesi’ne karşı bir şeyler için 😉

Marie Valerie Köprüsü
Marie Valerie Köprüsü

Estergon Kalesine ulaşım:

Budapeşte tren garından sadece 1 saatlik bir tren yolculuğu ile Estergon şehrine varabilirsiniz. Biz tren yolculuklarını çok sevdiğimiz için tren tercih ettik. Otobüsler ile ve turlar ile de ulaşım sağlayabilisiniz. Tren istasyonundan şehir merkezine 10dk lık bir yürüyüş ile kaleye varabilirsiniz.

Estergon Kalesi
Estergon Kalesi

Kalenin içini ücretsiz gezebilirsiniz. Özellikle tepesindeki gözetleme kulesinde efsane bir manzara var. Hem Macaristan hem de Slovakya’yı görebilmek çok güzel.

Estergon Kalesi Gözetleme Kulesi manzarası
Estergon Kalesi Gözetleme Kulesi manzarası

Şehir içi küçücük ama çok sevimli. Biz Mart ayında gittiğimiz için fazla sessizdi çünkü turistler daha çok yaz aylarında geliyorlarmış. Bir mekana oturup pizza yedik. Kahve aldığımız yerde, bir genç gelip “Türk müsünüz?” diye sordu ingilizce olarak. Erkut ile konuşurken Türk olduğumuzu anlamış. Bize Türk televizyon gündüz kuşağı hakkında bir şeyler sormaya başladı. Hatta bir çok Türk dizinden bahsetti. Maalesef bilmediğimiz programlardı ama anladık ki Türk etkisi buralarda gerçekten çok fazla. Bizleri gerçekten seviyorlar. Ve bence köklerinin Türklere dayanmasından çok memnunlar.

 

Şehir merkezinden de bir kaç güzel kare bırakayım:

 

Biz Estergon’u çok sevdik. Bir daha gitme şansım olsaydı asla hayır demezdim. O köprünün üzerinden geçemediğim için hala eksik hissediyorum.

Budapeşte hakkındaki yazılarım için buraya tıklayabilirsiniz 😉