Montenegro-Karadağ,  Yurt Dışı

Montenegro-Budva ve Kotor’da balayı :)

Öncelikle kalmak için biz Budva’yı tercih etmiştik. Çok ani bir kararla Budva’ya gitmeye karar verdiğimiz için ve çevremizde yakın zamanda o çevreye giden de olmadığından dolayı tavsiye de alamamıştık. 9 gece 10 günlük bir balayı planladığımızdan her şeyi kendimiz deneyimlemek durumunda kaldık ama hiç pişman değiliz.

Budva’da nerede kalınır?

Kaldığımız otel, Hotel Slovenska Plaža Lux (4 yıldızlı olanında) de kaldık ve oteli çok beğendik. Gün içerisinde zaten gezip tozarız diye oda kahvaltı paketini aldık. kahvaltıları da çok güzeldi. Otel tatil köyü havasında olduğu için tek bir binadan oluşmayan; mini mini çiçek isimleri olan sokakları bulunan, sokaklarda butikleri marketi hediyelik eşyaları olan güzel ve önerebileceğimiz bir otel olduğundan ilk sırayı kendisine veriyorum. Ayrıca otelden Old Town’a yani kaleye yürümek 6-7dk sürüyor en fazla.

Budva Old Town (Stari Grad)

Bence zamanınızın büyük bir kısmını burada geçireceksiniz; denize girmek dışında 🙂 çünkü kale içi hediyelik eşyacılar, restoranlar, efsane kahveciler ve publar ile dolu. Irish pub bile var. Yeme içme ve mekan önerisi aşağıda olacak;)
Old Town, pırıl pırıl Adriyatik denizi kenarında 2500 yıllık Budva kalesinin bulunduğu yer. Kale içinde labirent gibi dar ve çok şirin sokaklar var. Ayrıca bir kaç kilisenin, etnoğrafya müzesinin, sanat galerisinin, hediyelik eşya dükkanlarının ve bir çok kafe ve restoranın bulunduğu bir yer. Kalenin bir kaç kapısı var; bazıları denize bazıları ise meydana açılıyor. Kaybolmamak içten değil.
Meydanın sağ tarafına doğru gittiğinizde de bale yapan kız heykelini kayalıklarda görebilir, sol tarafındaki kumsalda da denize girebilirsiniz. (kumsala giriş ücretli-biz Azzuro Beach‘de restoranların bulunduğu tarafta denize girmeyi tercih ettik)

Stevi Nikolas Adası – Island of St. Nicholas – Hawaii Adası

Otelden 2-3dk lık yürüme ile sahile indiğinizde küçük tekneleri göreceksiniz. 15dk da bir kalkan tekneler 10dk lik bir seyahat ile sizi efsane bir adaya götürüyorlar: Island of St. Nicholas yani Sveti Nikolas adası ama güzelliğinden dolayı “Hawaii Adası” demişler ve teknelerde de Hawaii yazıyor 😀 Küçücük bir ada. Tam ortasında bir şapel ve bir kafeterya bulunuyor. Pizza ve hamburgerini denedik ve beğendik. Çok güzel kokteylleri de var. Fiyatları da çok uygundu ama tabi biz 2016 Eylül ayında gittiğimizde Euro da şu anki kadar yüksek değildi. Şezlong ve şemsiye ücretliydi fakat biz havlularımızı çakıl taşlı bölgeye sererek takıldığımız için şezlong ihtiyacı duymadık. Zaten kafeterya da hemen arkada olduğu için, bir şeyler yemek içmek için oraya geçip şemsiye altına da hemen girmiş oluyorsunuz.

Bakalım biz nasıl geçirmişiz tatilimizi;

Balayı yerine karar vermek için açıkçası çok fazla zamanımız yoktu. Zaten nişanlandıktan 2 ay sonra evlenecektir. Her şey o kadar hızlı gelişiyordu ki yetişmekte zorluk yaşıyorduk :/ Haziranın 2. Haftası yeni bir işe başlamıştım, Temmuzun ilk haftası nişanımız oldu ve 3 Eylülde evlenecektik.

Aklımıza ilk olarak Malta gelmişti. Fotolarına bakıp çok beğenmiştik. Fakat ülkenin o aralar bulunduğu durum nedeniyle vizesiz bir yere gitmemizin daha kolay olacağını düşündük ve son karar olarak Montenegro’yu (Karadağ) araştırmaya başladık 😀

Kararımızı vermiştik. Booking.com dan otelimizi seçtik, THY dan biletlerimizi aldık ve düğünden 2 gün sonra gitmeye verdik 🙂 Açıkçası Eylül ayı için İstanbul’dan daha kuzeyde olan bir yere gitmek gerçekten cesaret meselesiydi çünkü dediğim gibi Haziranda yeni bir şirkette işe başladığım için ve düğün hazırlıkları nedeniyle ayağımı suya sokmaya fırsatım olmamıştı 🙁

Düğünümüzden sonraki hafta kurban bayramı olduğundan dolayı balayımızı 9 günlük planlamıştık 🙂 ilk 3 gün hava soğuk (benim için soğuk 😀 Erkut için sıcak 😀 fotodan da anlaşılıyordur) ve yağmurluydu. Sonraki günler sıcaklık ciddi şekilde arttı. Sanırım artmasaydı ağlayabilirdim 😀  3. gün mızmızlanmaya başlamıştım “hiç güneş göremicez galibaaa” diye 😀

Otelimiz Budva‘da, Old Town‘a 5dk yürüme mesafesinde dehşet güzel bir tatil köyü şeklindeydi. Doğruyu söylemek gerekirse gördüğümüzde şok olduk çünkü genelde internette göründüğünden kötü çıkar ya, biz kendimizi kötüye alıştırarak gitmiştik.

Şehir gibi sokakları olan, her sokakta ayrı kafeleri ve alışveriş yapmak için mağazaları bulunan, mavi beyaz küçük küçük binalar, yemyeşil bahçeler içerinde olan bir oteldi; Hotel Slovenska Plaža Lux.

Kotor

Tatilimizin 1 gününü Kotor’da geçirdik. Olağanüstü güzellikte, mini bir antik şehir.  Akşam üstü cesaretimizi toplayıp 1350 basamağı olan ve bunun yanında düz yürümeleri de olan Kotor kalesinin tepesine çıkmaya karar verdik. Çıkmak gerçekten minik 2 mola ile yaklaşık 2 saatimizi aldı ama tepedeki manzara görülmeye değerdi 😉

 Tepede biraz keyif yaptıktan sonra aynı yolu inerek kale içinde da mükemmel bir yemek yedik. Açıkçası orada gittiğimiz her mekan ve yediğimiz her şey çok güzeldi. Memnun olmadığımız hiçbir mekan olmadı.

Başka bir gün de tura katıldık. Budva’dan otobüs ile Kotor’a götürdüler, biz zaten kilise müze gibi gezilecek yerleri gezdiğimizden dolayı, herkes gezerken biz kale içinde bir yerde oturup bir şeyler içip atmosferin keyfini çıkardık.

Turda çekildiğimiz bir kaç kare (Kotor-Herceg Novi-Perast)

Herceg Novi

Oradan büyük bir tekne ile Herceg Novi’ye geçtik. Orada da yaklaşık 2 saatlik vakitte gezdik ve bişeyler atıştırdık. Denizin ortasındaki bir kiliseye gittik. Perast’a uğradık. Mavi mağarada yüzdük 😮 ve sonunda tekne bizi Budva’ya geri getirdi.

Budva Hawaii adası

Bir günümüzü de Budva’dan 10dk uzaklıkta motorlar ile gidilen minicik bir adada geçirdik. Adaya “Hawaii” diyorlar. Bir tane kafe restaurant bar tarzı bir yer var karanın ortasında ama tüm ihtiyaçları karşılayan bir mekan. Çok ilginç kokteylleri vardı, bir çoğundan denedik ve çok sevdik.

 Ve tabi ki orada da Hard Rock Cafe‘yi bulduk 🙂 Diğer günler de Budva’nın tadını çıkardık. Old Town‘daki tüm mekanlara sanırım girmişizdir.

Cadde üstünde bulduğumuz bir motorcu mekanına bayıldık, bir de kumsalda masaları olan bir deniz ürünleri restoranına. Yanımızda küçük bir teknede klasik müzik yapılıyor olması da çok hoş oldu açıkçası. Her mekanın kendine özgü müziği, yemekleri ve tarzı vardı.

Beer&Bike Clup (Motorcu mekanı 🙂 akşam canlı müziği de çok güzel, country tarzı)

 

Son gece Budva Kalesi‘nin önünde çok eğlenceli bir konsere denk geldik 🙂

Dönerken çok üzüldük çünkü biz Montenegro’yu çok sevmiştik 🙁

 

Umarım yeterli bilgileri sunabilmişimdir. Sormak istediklerinizi yorumlara ya da İnstagram dm den yazabilirsiniz 🙂

Sevgilerimle.

 

Ben bir biyoloğum aslında, kendi işini pek yapamayanlardan :) ve ne yaptıysa yeteri kadar memnun olamayanlardan... 30lu yaşların başında, aşık, kabına sığmayan, devamlı değişik birşeyler ile ilgilenmeyi seven biri. Gezmeyi, eğlenmeyi, fotoğraf çekmeyi, konuşmayı, dinlemeyi, izlemeyi, okumayı ve yazmayı da sevince; paylaşmanın da güzel olabileceğini düşünen biri oldum :) Gezdiğim gördüğüm, okuduğum öğrendiğim, severek izlediğim, yediğim içtiğim, duyup araştırdığım her türlü bilgiyi paylaşmaya karar verdim. Ben bloger olmak istedim, tabi becerebildiğim kadar; çok da bir iddiam yok yani, olduğu kadar...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir