Karlovy Vary

Karlovy Vary yani Kral’ın banyosu

Batı Bohemya’da 1370’te İmparator IV. Karl tarafından kurulmuş, Çekya’nın kaplıcalarıyla meşhur olan şehri. Ayrıca kağıt helvaları ve porselenleri ile de ün salmış✋

Atatürk’ün de burada tedavi görmeye geldiğini biliyor muydunuz? Sadece Atatürk de değil, Beethoven? Karl Marx? Goethe?

Peki Becharovka’nın asıl yapım yerinin burası olduğunu ve hatta ilk yapıldığında öksürük şurubu olarak kullanıldığını? ya da kesinlikle şehirde sigara içilmesinin yasak olduğunu?

Bir de unutmadan her yıl Temmuz ayında yapılan film festivallerinin de olduğunu da söyleyip artık yazıya geçmek istiyorum 😉

Hadi o zaman başlayalım..

Karlovy Vary’e ulaşım:

Biz Prag’dan Regiojet in otobüsleri ile 2 saatlik bir yolculuk ile vardık Karlovy Vary’e. (Prag ulaşım yazısı için tık tık 😉 )

Prag’daki B ve C metrolarının Florenc durağından terminele gidebilirsiniz. İster oradan alın biletlerinizi isterseniz de internetten alın. Gidiş geliş 8-10Euro civarı bir ücreti var biletlerin.

Tren ile de gidebilirsiniz fakat hem 1 saat daha uzun sürüyor hem de fiyatları 2katı civarıydı. Biz özellikle zaman kaybetmemek için otobüsü tercih ettik. (yoksa tren yolculuğunu daha çok severim)

Sabah gidip akşam dönebilirsiniz, 1 günde rahat rahat gezersiniz, zaten küçücük bir kasaba 😉

Yol boyunca göreceğiniz minik köyleri izlemek o kadar keyifli ki, 2 saatin nasıl geçtiğini anlamadan kendinizi Karlovy Vary’de buluyorsunuz.

 

Karlovy Vary Gezilecek Yerler Listesi:

Karlovy Vary terminalde inince, terminalin solundan doğru devam edip bir parkın içinden geçerek max 5-10dk da merkeze varıyorsunuz.

Sağ tarafınızda Becharovka mağazasını ve büyük maketini göreceksiniz. Fotoğraf çekmek için oturma yerini de yapmışlar 🙂 (Anason tohumları, tarçın, ve yaklaşık olarak 32 başka bitki özü ile lezzet kazanmıştır. 38% oranında alkol içermektedir. ) Becharovka , Karlovy Vary’e özgü bir likör. 1800 yıllarda, bu şifa şehrinde, öksürük şurubu yapmaya çalışan eczacı Jan Becher tarafından keşfedilmiş.

I love Becharovska 🙂

Yol boyunca trafiğe kapalı olan caddede devam ettiğinizde Tepla Nehri‘ne varmış olacaksınız ve meydandaki camdan yapılma Dikilitaş’ı göreceksiniz.

Dikilitaş’ın solundaki tarihi spa merkezi Alžbětiny Lázně’nin bahçesindeki çiçekler her gün o günün tarihi olarak düzenleniyor.

Alžbětiny Lázně ve 14 Eylül 2019 da gittiğimizin kanıtı 🙂

Hemen karşınızda da Oplatky adı verilen meşhur kağıt helvaların( Spa Wafers deniliyor) satıldığı küçük büfe duruyor. Biz 3 ayrı kağıt helva aldık. Bizim kağıt helvalarımızdan farklı, içinde incecik 5 tane bulunuyor. Tatları fena değildi. Bayatlamadan bitirmenizi tavsiye ederim 😉

Oplatky den kağıt helva almayı unutmayın 😉

Tepla Nehri sol tarafınıza alıp nehrin kenarından yol boyunca yürüdüğünüzde, trafiğe kapalı olan yolda kaplıca merkezlerini ve kaplıca sularının olduğu çeşmeler bulunmakta ve yanlarında numaraları ile birlikte kaç derece olduklarını gösteren tabelalar var.

İlk tarihi kaplıca merkezi Sadový Pramen, 1855’te yapılmış. Çok da güzel bir bahçesi var.

        

 

Suların tadına da bakmayı unutmayın;

Biz birer seramik kap aldık sulardan içebilmek için. Seramik alırken de 2 tavsiyem var: 1. Büyük olmasına gerek yok küçükleri öneririm ve 2. Olarak da bardağın arkasında sular hakkında bilgi verilenleri almanızı tavsiye ederim.

   

Sulardan bir kaç yudumdan fazlası içilemiyor çünkü tatlarının güzel olduğunu söyleyemem maalesef. Oldukça tuzlu ve değişik mineraller içeriyor.

Fotoğrafta gördüğünüz seramik maşrapa tarzı kapların tutma yerindeki ibrik kısmından su içiliyor. Sebebi de 2 şekilde anlatıldı, hangisi doğru emin değilim.

  1. suyun dişlere değdiğinde sararması nedeniyle, bu şekilde içilmesini öneriyorlarmış.
  2. eski tarz gerçek ibrikli kapların içinde süzgeç varmış ve bu kaynak suyun süzülerek içilmesi için bu şekilde kaplar üretmişler.

Özellikle sindirim sistemine iyi geldiği söylendiği için birer yudum aldık hepsinden. Şifalı bir yere gelmişken faydalanmasak da olmazdı tabi 😉

Mlýnská kolonáda da 1881 yılında yapılmış çok güzel bir yapıya sahip tarihi bir kaplıca daha. Yapısal olarak, sütunlar ve heykelleri biraz Roma dönemini andırıyor.

     

 

Vřídelní Kolonáda de içerisinde yine kaplıca çeşmeleri bulunan bir yapı.

Yol boyunca kübik rengarek binalar, minik körüler ve bir çok tarihi yapı ile karşılaşacaksınız.

 

Evett yolun baya sonuna doğru, daha doğrusu sola doğru kıvrılma yerine kadar geldiysek hemen karşımızda meşhur Grand Hotel‘i göreceksiniz. Meşhur olmasının sebebi ise Casino Royal filminin burada çekilmiş sahneleri olması nedeniyleymiş.

 

Otelin sağ ara sokağında Diana Restaurant a çıkan finikülerin olduğu yapıyı görmek için girin o dar sokağa.

       

 

Bir de Tepen İzleyelim

Çıkış-iniş fiyatını tam hatırlayamıyorum ama 10-20TL civarına geldiği kalmış aklımda. Çok bir şey değil yani fiyatı çünkü finiküler kesinlikle çok zevkli ve tepedeki manzara efsane.

Tepeye çıktığınızda karşınızda bir kule göreceksiniz. Asansörü de olan güzel bir kule. Tepesinden Karlovy Vary’i izlemek de ayrı bir güzel oldu.

       

 

Karlovy Vary
Karlovy Vary

 

Biz Diana Resturant’da oturup vakit kaybetmek istemedik. Hemen solundaki kelebekler ile ilgili bir alanı gezmeyi tercih ettik. Çok güzel ve değişik türden kelebeklerin olduğu güzel bir ortam yapmışlar. Sanırım sürekli orada duran bir alan değildi.

       

Tekrar finiküler ile indik aşağıya.

Şimdi de sırada Atatürk’ün 1918’de tedavi için geldiği Carlsbad Plaza Otel‘ini görmeyi gidelim.

Hani demiştim ya yol kendiliğinden sola doğru dönecek diye, heh işte tam da sola dönünce. Minik köprünün üstünden geçerek suyun diğer tarafına geçince göreceksiniz oteli ve otelin duvarındaki tabelayı. Atatürk’ün orada kaldığı ve tedavi gördüğüne dair tabelası hemen kapının yanında duvarda asılı olarak bulunmakta.

   

 

Önemli bilgi 😉

Yazının başında da bahsettiğim gibi bir çok ünlünün bu şehirde tedavi gördüğü bilinmekte. Hatta Atatürk’ün bu şehri gördükten sonra Yalova’daki termal otellerin bu şekilde yapılmasını istediği söylenmekte.

Otelin ilerisinde görülecek önemli bir yer kalmadığı için buradan dönüşe geçtik. Nehrin diğer tarafından yürüyerek şehri tamamladık. Dönüş yolunda da çok güzel yapılar ile karşılaştık.

Yol boyunca gidip gelirken göreceğiniz yapılar ile ilgili de bir kaç fotoğraf ekliyorum yazının sonuna. Umarım biraz olsun yardımcı olabilmişimdir.

 

         

                             

Şimdiden iyi gezmeler dilerim.

 

Sevgilerimle…