Sanırım günümüzde en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri ekonomik seyahat edebilmek için neler yapacağımızı bilmek. Türkiye içerisinde bile yaptığımız tatillerin fiyatları o kadar arttı ki, yurt dışına gitmek çok normalleşti. Bundan bir kaç yıl önce bile biz bu şekilde tatil yapıyorduk. Benim Türkiye içerisinde görmediğim maalesef çok yer var.

Seyahat Planlama yazımda biraz bahsetmiştim aslında ekonomik seyahat hakkında ama burada daha detaylı anlatacağım. Özellikle kendi deneyimlerimi sunacağım sizlere.

 

Ekonomik Seyahat Nasıl yapılır?

Benim bir Bucket List’im var yani ölmeden yapılacaklar listem. Umarım tamamlayabilirim! Bu listenin çoğunu gezilecek yerler oluşturuyor tabi ki. Listem bir yanda dururken planlamayı da onunla entegre olarak yapmaya çalışıyorum. Gelelim şimdi ben nasıl yapıyorum bu planlamayı;

 

Ulaşım

Ulaşım için genellikle uçak yolculuğu tercih ediyoruz. Uçak biletlerinin pahalılığı nedeniyle kampanya zamanlarında alıyorum biletlerimi. Bazen kampanya olmasa bile uygun biletler düşebiliyor. Bunu görebilmek için ara ara Momondo sitesinden kontrol ediyorum. Bunu da şu şekilde yapıyorum: İstanbul kalkışlı seçiyorum ama varış yerine Tüm Dünya yazıyorum ve tarih seçmeden devam ediyorum. Bir de fiyat kısmına kafamda belirlediğim max fiyatı giriyorum. Harita ile karşıma uygun biletli ülkeler çıkıyorlar. Bazen hiç aklınızda olmayan ya da önceliğiniz olmayan ülkelerin çok uygun fiyatlı biletleri ile karşılaşabiliyorsunuz.

Mesela Kopenhag benim önceliğim değildi ama kampanyada git-gel 400TL ye bulunca hemen almıştım. Ya da Almanya’nın güneyinde bir şatolar turu yapma hayalim vardı ama mevsim olarak bahar döneminde olmasını düşünüyordum. Ocak ayındaki bir kampanyada taaa Aralık ayına (hem de pandemi zamanı yaptım bu çılgınlığı) Berlin ve Hamburg biletlerini çok ucuza bulunca (Berlin git Hamburg dön 385TL) hemen almıştım. Sonuçta 2 ayrı güzel şehri hem de noel zamanı görme imkanı buldum.

Ülke içi şehirden şehre ya da ülkeler arası geçişler yapacaksanız da erkenden alın biletlerinizi. Genelde tren biletleri pahalı olduğundan ben otobüs tercih ediyordum (Flixbus ya da Regiojet) fakat bu sefer Flixtrain yeni açıldığı için çok ciddi bir kampanya yapmıştı. Berlin’den Hamburg’a otobüs 50euro iken; Flixtrain’den 5euro’ya aldım. Bu tarz kampanyalar ekonomik seyahat için can yeleği resmen 😉

 

Konaklama

Konaklamayı da kesinlikle önceden ayarlayın ve mümkünse gitmeden evvel ödemiş olun. Ben ulaşımı hallettikten hemen sonra konaklamayı planlıyorum. Mümkünse aylar önceden ödemeyi de yapınca gittiğimizde sadece harçlık için para ayarlaması yapmak kalıyor.

Ben konaklamayı genellikle Booking‘den ya da Airbnb‘den yapıyorum. Yanlış anlaşılma olmasın ama ben çadırda ya da hostelde kalmayı çok sevmiyorum. Ya da terminalde uyumayı 🙁 Bu benim lüks tatil sevmemden değil. Eğer kış tatili ise; ben bütün gün gezdikten sonra odamda sıcak duşumu alıp rahat yatağımda uyumayı tercih ediyorum. Yaz tatili ise de; bütün gün güneşin altında gezdikten sonra soğuk bir duş alıp temizlenmek ve kafa dinlemek en doğal hakkım değil mi?? Yani bu benim tercihim sadece, sizin tercihleriniz ya da bütçeniz doğrultusunda diğer seçenekler de olabilir tabi ki. Ekonomik seyahat için sanırım en çok da o seçenekler çok fazla kullanılıyor. ama dediğim gibi aylar öncesinden ayarlanan konaklama da emin olun ki gerçekten çok uygun oluyor.

 

Yeme-içme

Şimdi bu konu da bence çok göreceli olacak. Mesela bir çok kişi yanında konserve, kuruyemiş, hazır gıdalar falan götürüyor. Ben de kuruyemiş alıyorum bazen atıştırmalık sevdiğim için. Benim için en önemli etken kahvaltı dahil bir konaklama ayarlamaktır. Çünkü sabah kalkınca güzel bir kahvaltı yaptığım zaman, akşama kadar ciddi bir acıkma hissetmiyorum. Öğleden sonra tabi ki bir mekanda oturuyorum ama genelde bu kahve molası oluyor. Ya da dinlenmek için Bira patates gibi bir seçenek oluyor. Ama akşam yemeği için kendime bütçe ayırıyorum. Çünkü gittiğim ülkenin kendine özgü mutfağında yemekler yemeği seviyorum. Buradaki en önemli konu şu; turistlerin en çok gittiği lüks mekanlardan çok, sokak aralarındaki esnaf lokantası tarzı yerleri bulmak. Emin olun hem çok uygun hem de çok daha lezzetli oluyorlar.

gün içerisinde acıktığınızda, özellikle Avrupa için bunu kesinlikle söylemem lazım, süpermarketlerde hazır yemekler mikrodalga fırınlar oluyor. Bu alternatifi de alın listenize 😉

 

Şehir İçi Ulaşım

Mümkünse yürüyün. Bu hem gözünüzden hiç bir şeyin kaçmamasını sağlar hem de sokaklarda kaybolmanın tadı bir başkadır. Ama gezmek istediğiniz yerler gerçekten çok uzaksa günlük biletler alabilirsiniz. Her ülkenin farklı günlük fiyatları olduğu için bir ortama bile veremiyorum. Bence gitmeden evvel yapacağınız gezilecek yerler listenizi birbirine yakın yerlerden yaparsanız; oradan oraya yürürken zaten şehir bitiyor.

 

Müzeler

Müze gezmeyi sevenler için sanırım en ekonomik uygulama şehir kartları almak. Ben genellikle gitmeden evvel müzeleri araştırıyorum. Çok fazla özellikle sanat müzesi gezmeyi sevmem. Tarih üzerine ya da bilimsel müzeleri severim. Mesela Ulusal Tarihi Müzeler en çok sevdiklerimdir. Eğer şehir kartının sunduğu imkanlar gideceğim yerleri kapsamıyorsa almıyorum. Bazı şehirlerin bazı dönemlerde ücretsiz müze günleri oluyor. Bir de şehir kartlarında şöyle bir handikap var; gitmek istediğiniz müzeler ya da giriş yapmak istediğiniz her hangi bir yapı siz gittiğinizde kapalı ya da tadilatta olabilirler.

Biz Berlin’e gittiğimizde ayın ilk hafta sonu orada olduk tesadüfen. Meğerse her ayın ilk pazar günü tüm müzeler ücretsizmiş. Fakat online biletler de çabuk bitiyormuş. Bunun gibi ayrıntılara dikkat etmek lazım. Ayrıca şehir kartının geçerli olduğu belediye binası ve Meclis sarayı da kapalıydı. Yani şehir kartı alsaydık muhtemelen boşuna almıştık olacaktık.

 

Bu maddeler dışında aklıma gelen başka bir şey olmadı ama genel olarak yurt dışı geziler hakkında söylemek istediğim bazı şeyler var. Türkiye içi tatil yapmak yerine yurt dışına gittiğim için çoğu zaman eleştiriliyorum. Daha Kapadokya’yı görmemişsin, Mardin’e gitmemişsin gibi gibi yorumlar alabiliyorum. Evet maalesef çoğu zaman öyle oluyor. Genellikle İzmir git-gel bilet almak yerine, Belçika’ya git-gel daha ucuz bilet bulabiliyorum. Ülkemizde gezmek için arabamızın olması ya da araba kiralamak gerektiğine inanıyorum. Ya da bir tur firması ile anlaşmak belki de daha mantıklıdır.

Yaz tatilleri için de açıkçası yıllardır bir Kaş ve Adrasan tatili hep aklımda ama maddi olarak oralarda yapacağımız 1 haftalık yerine başka bir ülke görmeyi tercih ettim. Kurumsal hayattayken aldığımız 2-3 haftalık izinler ile gezi programı yapmak gerçekten çok sıkıntılı oluyor. Bu nedenle insan hep daha uzağı tercih ediyor. Yakınındakine sanki istese yarın gidermiş de, oraya o uçak biletini bir daha o fiyata bulamazmış gibi oluyor.