Corona Karantina Günlükleri,  KURTLU HİKAYELER

Corona Karantina Günlükleri -4 (14 Nisan 2020)

Karantina Günlükleri -4 (14 Nisan 2020)

Bu hafta yine çok karışık haberler var arkadaşlar..

En alevlisinden başlıyorumm. Cuma akşamı bitimine yaklaşık 3 saat kala sokağa çıkma yasağı gelince insanlar marketlere koştu ve maalesef sosyal izolasyon falan 2 saatte talan edildi. İnşallah 2 hafta sonra rekor Corona pozitif düzeyi yaşanmaz yoksa durumlar daha da ciddileşecek..

Pazar akşamı da İç İşleri Bakanımız Soylu , bu duruma verilen tepkilere dayanamayıp istifa etti ama gün bitmeden istifası kabul görmedi. Bu sefer bu olayların yeniden yaşanmaması için önümüzdeki hafta sonu yeniden sokağa çıkma yasağını şimdiden bildirdiler.

 

Bir diğer önemli haber benim hala spora başlayamamış olmam ☹ ya ben neden bu işi bi ciddiye alamaz oldum. Yani karantina ve Corona yokken en azından çıkıp yürürdüm ama şimdi onu da yapamıyorum. Çok mutsuzum a dostlar… Neyse diğer konular ile olayı kaynatayım yoksa ağlarım..

 

Dünya genelinde olaylar hala karışık, bir çok ülke son hız pozitif vakalarını ve ölümlerini açıklıyor. Amerika ciddi anlamda uçuşa geçti. İtalya ve İspanya sanırım platoya girdi. Biz hala çıkıştayız. 11 Nisan günü maalesef ölüm sayımız 1000i geçti ☹ ne zaman pik yapıp platoya geçeriz bilemiyorum..

 

Geçen akşam Fatih Altaylı’nın programında Prof. Dr. Celal Şengör ve Prof. Dr. İlber Ortaylı vardı. Bu iki adama da ayrı ayrı hayranımdır. Fakat şöyle komik bir olay oldu 😀 İlber Hoca konuşmayı biraz uzatınca Celal Hoca uyuya kaldı canlı yayında hahaha ama sonra da hiç çaktırmadan devam etti 😀

 

Bir diğer önemli konuya gelirsek de Ukrayna’daki geçen haftadan beri söndürülemeyen yangın hızla Çernobil Nükleer Santrali’ne doğru gidiyor. Bu akşamki haberlerde son 600m dediler. Ve bu yangından dolayı Çernobil’deki radyasyon seviyesi 14 kat artmış. Aman Allah’ım Dünya’nın sonu böyle mi olacak dersiniz… Biz nasıl bir döneme denk geldik hala inanamıyorum..

Ben yine evde temizlik, yemek, kitap, blog ve instagram ile ciddi bir yoğunluk halindeyim. Acaba biraz değişiklik yapıp kendin yap işlerine mi dalsam diyorum ama ne kadar becerebilirim emin değilim. Belki ileri ki haftalarda kafayı yeme düzeyine gelirsem başlayabilirim 😊

Bir de Erkut’un yoğun çalışmaları hatta sabahlamaları arasına La Casa De Papel i ve Freud u  sığdırdık neyse ki 😊 evde bu kadar oturup da bu kadar az dizi film izlediğimiz pek olmamıştı. bu da bi başarı oldu galiba bizim için 😊

Haftaya sizlere çok daha güzel ve ruh açıcı haberler ile geri dönmek istiyorum.

Evde kalın.. Hayağı eve sığdırın.. (farkındayım çoook zor ☹ ) ve kendinize çok iyi bakın..

Hoşçakalınn..

Ben bir biyoloğum aslında, kendi işini pek yapamayanlardan :) ve ne yaptıysa yeteri kadar memnun olamayanlardan... 30lu yaşların başında, aşık, kabına sığmayan, devamlı değişik birşeyler ile ilgilenmeyi seven biri. Gezmeyi, eğlenmeyi, fotoğraf çekmeyi, konuşmayı, dinlemeyi, izlemeyi, okumayı ve yazmayı da sevince; paylaşmanın da güzel olabileceğini düşünen biri oldum :) Gezdiğim gördüğüm, okuduğum öğrendiğim, severek izlediğim, yediğim içtiğim, duyup araştırdığım her türlü bilgiyi paylaşmaya karar verdim. Ben bloger olmak istedim, tabi becerebildiğim kadar; çok da bir iddiam yok yani, olduğu kadar...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir