Corona Karantina Günlükleri

Corona Karantina Günlükleri -1 (24 Mart 2020)

Karantina Günlükleri – 1 (24 Mart 2020)

Bugün kendi karantinamızın ilk haftasını doldurduk ☹

16 Mart Pazartesi günü , 2 hafta evvelden aldığım doktor randevularım nedeniyle Beşiktaş’taki bir polikliniğe gittim. O günlerde henüz “evde oturun” muhabbetleri yeni başlıyordu. Hastaneye gittiğimde doktor bana “hemen bakayım sana da ön kapıdan hızlıca git, çünkü acilde çok öksüren hasta var” dedi. O gün Erkut da işe gitmişti ve toplantı yapıp nasıl çalışacaklarına karar vermeleri gerekiyordu.

17 Mart itibariyle eve kapanmayı tercih ettik. Erkut’un da evden çalışması kesinleşmişti. Ama bu durum ne kadar sürecekti, biz de ne kadar dayanacaktık bilemiyordum.

Evde oturmak bir kaç gün çok sıkıntılı olmadı. Alışverişimizi yapmıştık. Online uygulamalardan da istediklerimizi gecikmeli de olsa alabiliyorduk. Sonuçta 21 yy dayız ve teknolojimiz var ama değil mi 😊 ama bu teknoloji bile yetmedi virüs ile savaşmaya, dünyaca eve kapanmak zorunda kaldık.

Yapmamız gereken tek şey evde oturmaktı. Çünkü normal gribal virüslere oranla 4 kat daha bulaşıcı olan bu virüs Pandemik Salgın olarak açıklanmıştı. Sanırım görülmeyen ülke kalmadı gibi bişey. Elbet hepimiz kapacağız bu virüsü ama önemli olan birden bire herkesin hasta olmaması, hastanelerin hizmet kalitesini düşürmemek ve belki ne kadar geç o kadar kolay olacak; ilaç tedavi ve aşı geliştirilebilecek.

İlk hafta sosyal medyada eğlenceli içerikler, bol hikayeler, challenge furyaları ile geçti. Maalesef belirli ve büyük bir kesim evlerinde durmuyorlardı. Cahillik son radde yola devam moddaydı. Ne kadar irtibatın o kadar bulaşıcılık olduğunu insanoğluna anlatmak maalesef çok zor. İtalya ve hemen gerisinden gelen İspanya’yı sanırım zor günler bekliyor. Umarım bizim durumumuz bu kadar kötü olmaz.

Evde kal Türkiye’m!!! Hayat eve sığar!!!

Bakalım haftaya kadar daha neler göreceğiz…

Ben bir biyoloğum aslında, kendi işini pek yapamayanlardan :) ve ne yaptıysa yeteri kadar memnun olamayanlardan... 30lu yaşların başında, aşık, kabına sığmayan, devamlı değişik birşeyler ile ilgilenmeyi seven biri. Gezmeyi, eğlenmeyi, fotoğraf çekmeyi, konuşmayı, dinlemeyi, izlemeyi, okumayı ve yazmayı da sevince; paylaşmanın da güzel olabileceğini düşünen biri oldum :) Gezdiğim gördüğüm, okuduğum öğrendiğim, severek izlediğim, yediğim içtiğim, duyup araştırdığım her türlü bilgiyi paylaşmaya karar verdim. Ben bloger olmak istedim, tabi becerebildiğim kadar; çok da bir iddiam yok yani, olduğu kadar...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir